YAZILARIMIZ

ŞEKER HASTALIĞI (DİABETES MELLİTUS)

Şeker hastalığı ya da artık halkın diline de yerleşmiş ismiyle diyabet; insülin hormonunun eksikliği veya çeşitli nedenlerle etkisindeki bozukluklar nedeniyle vücudumuzun karbonhidrat, yağ ve proteinlerden yeterince yararlanamadığı, sürekli tıbbi bakım gerektiren kronik bir metabolizma hastalığıdır. Bu hastalık kan şekeri yüksekliği (hiperglisemi), çok su içme (polidipsi), çok idrara çıkma (poliüri) ve kilo kaybı ile karakterizedir. Diyabetin görülme sıklığı dünya genelinde sürekli artmakta, hem hastaların hem de ülkelerin sağlık harcamalarında önemli bir yer tutmaktadır. Son verilere göre ülkemizde diyabet görülme sıklığı % 10 civarındadır. Bu sayıya diyabet olduğu halde farkında olmayan, henüz teşhis konulmamış hastalar dâhil değildir.
Dünya çapında ölümlerin dördüncü önemli nedeni diyabettir ve maalesef diyabetli kişilerin %50’si sağlık durumlarının farkında değillerdir.
Diyabetli kişiler, diyabetli olmayanlara göre daha fazla kalp-damar hastalığı geliştirme riskine sahiptir (yaklaşık 4 kat). Kalp-damar hastalıklarından dolayı ölüm riski diyabetli kişilerde, diyabetli olmayanlardan üç kat fazladır.
Diyabetli kişilerin kendileri için yapabilecekleri en iyi davranış, kan şekeri seviyesinin iyi kontrolüdür. Bu sayede hastalığa bağlı komplikasyon (istenmeyen olay) gelişme riski azaltılabilir, beklenen yaşam süresi kaliteli bir şekilde uzatılabilir. Kan basıncının ve kan yağlarının (kolesterol ve trigliserit) kontrolü de aynı derece önemlidir.
Dünyada olduğu gibi ülkemizde de tüm kesimlerin hayatını olumsuz etkileyen başta kan şekeri ve ilişkili parametrelerin daha iyi kontrolü bireylerin yaşam kalitesini yükselteceği gibi ülkelerin sağlık harcamalarının da azalmasını sağlayacaktır.

UZMAN TIP LABORATUVARI

İNSÜLİN DİRENCİ

İnsülin, pankreas bezi tarafından üretilen ve kan glukoz seviyesini düzenleyen bir hormondur. Gıdalarla alınan glukozu, enerji üretimi için ihtiyaç duyan hücrelerin içine taşınmasını sağlamak üzere her öğünden sonra bir miktar insülin salınmaktadır. İnsülin direnci; özellikle kas ve yağ dokusu hücrelerine glukoz girişindeki insülin etkinliğinin azalmasıdır. Bir başka deyişle normal konsantrasyondaki insülinin normalden daha az biyolojik yanıt oluşturması durumudur. Hücrelerin enerji ihtiyacı sürekli olduğundan azalan insülin etkinliğini aşmak için başlangıçta pankreastan salınan insülin miktarı artarak sorun aşılmaya çalışılır. Bu durum pankreas bezinin yorulmasına ve bir süre sonra insülin sentezleme ve salgılama yeteneğinin kalıcı olarak bozulmasına neden olur.
İnsülin direnci gelişen hastaların çoğunda herhangi bir hastalık belirtisi yoktur. Bu nedenle etkilenen kişiler ciddi bir sağlık sorunu başlangıcında olduklarının farkında değillerdir. Vücudumuz birçok yıl fazladan insülin üreterek sorunla başa çıkmaya çalışır. Bu aşamada bireylerin tedavi edilmesi ve diyet uygulaması gerekir. Aksi taktirde daha sonra diyabet gelişir. İnsülin direnci gelişmesinde rol oynayan faktörlerden en önemlisi obesitedir.
İnsülin direncini ortaya çıkarmaya yönelik laboratuvar testleri sınırlı olmakla birlikte oldukça duyarlıdır. HOMA – IR (homeostasis model assessment insulin resistance) indeksi yaygın olarak kullanılmaktadır. Proinsülin ölçümü ise insülin rezistansını erken dönemde göstermesi açısından önemlidir. Her iki test de daha diyabet gelişmeden insülin direncini göstererek erken önlem alınmasını sağlayabilir.

 

HOMA–IR İndeksi (Homeostasis Model of Assessment–Insulin Resistance)


Pankreas bezinin insülin salgılama fonksiyonunu ve insülin direncini değerlendirmeye yarayan pratik bir testtir. Sabah saatlerinde 10 – 12 saatlik açlıktan sonra alınan kan örneğinde glukoz ve insülin testleri çalışılarak HOMA – IR indeksi hesaplanır. İnsülin direnci olan hastalarda vücut, açlık kan şekerini normal aralıkta tutabilmek için yükselir. Bu durum HOMA – IR indeksinin yüksek çıkmasına sebep olur (Referans aralık < 2,7 mU x mmol/L).


Proinsülin


Proinsülin, insülin hormonunun öncülü olarak pankreastan salınır ve insülin aktivitesine sahip değildir. Pankreas bezinin iyi ya da kötü huylu β hücre tümörlerinde kan proinsülin seviyeleri yükselir (hiperproinsülinemi). Pankreasın nadir görülen bu tümörleri dışında proinsülin yüksekliği sadece insülin direnci gelişen hastalarda görülür ve gelişmekte olan tip 2 diyabetin ilk laboratuvar belirtisidir. Henüz yaygın olarak kullanılmamakla birlikte yakın gelecekte oldukça değerli bir test olarak rutin kullanıma geçecektir.

UZMAN TIP LABORATUVARI

E VİTAMİNİ

Vitamin E, yağda çözünen bir vitamin ve güçlü bir antioksidandır. Tek bir vitamin olmayıp, yapısı birbirine benzeyen bileşiklerin (tokoferol ve tokotrienol) ortak adıdır. Suda çözünmediği için vücutta hücre membranları, yağ depoları ve dolaşımda lipoprotein içinde yer alır. Bu önemli vitamin, vücudumuzda zararlı oksijen moleküllerine ve onların yol açtığı hasara karşı ilk savunma hattını oluşturur.
En fazla bulunan E vitamin formu, α tokoferol'dür ve ayrıca “vitamin E“ etkinliği en fazla olan formdur.
E vitamini doğada bol bulunur ve insanlarda eksikliği nadiren görülür. Hayvansal (et, süt, yumurta) ve bitkisel (buğday ruşeymi, yeşil yapraklı sebzeler, bitkisel yağlar, kabuklu kuruyemişler) kaynaklı gıdalarda bolca bulunur.
Eksikliği ancak yeterince beslenemeyen kişilerde (malnutrisyon), sindirim bozukluğu olan veya ameliyat ile bağırsakları alınmış hastalarda ve doğuştan lipid metabolizma hastalığı olanlarda görülür.
Eksikliğinde; oksijen taşıyan kan hücrelerinin (eritrositler) kolay parçalanması, deride kuruluk, kas zayıflığı ve kısırlık (sterilite) gelişir. Bu belirgin bulguların dışında antioksidan savunma bozulacağı için hücreler, kendilerine zarar verecek moleküllere (serbest oksijen radikalleri) karşı koruyamaz ve yaşlanma süreci hızlanır. E vitaminin koruyucu etkilerini devam ettirebilmesi için yeteri kadar C vitamini de alınmalıdır. Çünkü E vitaminin antioksidan etkisini sürekli olarak koruyabilmesi C vitamin varlığına bağlıdır.
Herhangi bir sağlık problemi olmayan, normal beslenmeye sahip kişilerin vitamin E düzeyini ölçtürmesine gerek yoktur.

 

UZMAN TIP LABORATUVARI

Not :

Web sayfamızda yer alan yazılar bilimsel temellere dayanmakla birlikte okumayı kolaylaştırmak ve herkesin anlayabilmesi için sadeleştirilmiş ve tıbbi terimlerden olabildiğince kaçınılmaya çalışılmıştır.

 

UZMAN TIP LABORATUVARI
Laboratuvar hizmetlerinde yüksek standartlar
Uzman Tıp Laboratuvarı uygulamalarının tamamında uluslararası norm , prosedür ve standartları kullanılmaktadır.
Her Hakkı Saklıdır©2016 - Uzman Tıbbi Biyokimya ve Mikrobiyoloji Laboratuvarı - Designed by : Eminoglu Design Web Tasarım Eticaret Hizmetleri İzmir